Benim Haklarım | Büyüklere Bilgi | Biz Çocukların Hakları | İletişim
   Ana Sayfa
   Çocukların Eserleri
   Ben Çocukken
   Yaşamsal Bilgiler
   Çocuk Muhabirler
   Öyküler
   Annelerin Hakları
   Dedelerin ve Ninelerin
   Hakları
   Büyüklerin Hakları


   Doktor Amca'dan Bilgiler

Çocuklara Yaşamsal Bilgiler

Bu Bölüm; Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun’un izniyle, onun konuşma ve yazılarından sadeleştirilerek oluşturulmaktadır..

Diyabet Ve Aşırı Şişmanlık Çocuklarımızın Geleceğini Karartmasın.

1. Fast-Food Beslenmede Çocukları Bekleyen Tehlikeler
Bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre; besin endüstrisi, tütün endüstrisine benzer zararlı etkilere neden olmaktadır.

Fast food zincirlerinin; sağlık açısından güvenli olmayan, katkı maddeli, yağ oranı yüksek yiyecekleri, çocuklara satmak için milyonlarca dolarlık reklam kampanyaları düzenlemesinin engellenmesi gereklidir.

Sigara reklamının yasaklandığı gibi, zararlı etkileri nedeniyle fast food yiyecek ve içeceklerin de reklamı yasaklanmalıdır.

Fast food endüstrisi hedef kitlesi özellikle çocuklardır.

Oysa fast food yiyecekler en çok çocukların sağlığını olumsuz etkiliyor.

Fast food beslenme tarzı; çocuklarda ve gençlerde şişmanlık, şeker hastalığı, kemik erimesi gibi sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Büyük seçim bir hamburger menü, yaklaşık bin kalori içererek, on yaşındaki bir çocuğun günlük kalori ihtiyacının yarısını karşılar. Bu yoğun kalori alımına bir de televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen hareketsiz saatler eklenince şişmanlık çocuk ve gençleri tehdit etmeye başlıyor.

Çocukluk çağında şişmanlık ise şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi hastalıkların erken yaşta ortaya çıkmasına neden olur.

Kola gibi karbonhidratlı içecekler vücuttaki kalsiyum dengesini bozuyor. Çocuklarda kemik kırığı sıklığını artırıyor.

2. Çocuklar Süt İçmeli

Bir İtalyan, bir yılda, 63 litre süt tüketiyor.
Bir İngiliz 100 litre
Bir Finlandiyalı 139 litre
Bir Türk ise 23 litre . Bir kişi ortalama on beş günde bir, bir litre süt içebiliyor. Ortalamanın altında geliri olanlarsa, süte hiç ulaşamayabiliyorlar.

Keşke devlet her çocuğa, her gereksinim duyana ücretsiz süt sağlayabilse.

Türkiye’de süt tüketiminin yüzde yetmişini açıkta satılan sütler oluşturuyor.

Kutuda satılan sütlerden alamaya paramız yetmiyor diye süt içmekten vazgeçmemeliyiz.

Çünkü açık sütlere bağlı ciddi oranda enfeksiyon hastalığı olduğunu gösteren veriler yok.

Açıkta satılan sütü içebiliriz, yalnızca çok iyi kaynatarak içmeliyiz.

3. Çocuklara Ücretsiz Sağlık Hizmeti
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin gereği olarak, ülkemizdeki tüm çocuklara tüm aşamalarda eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti verilmeli;

Çocuklara ücretsiz sağlık hizmeti verilirse, yoksulluk nedeniyle sağlık hizmetine ulaşamayan bir çok aile, çocuklarının yaşamını kurtarabilir. Bir çok hastalık önlenebilir.

Tüm çocuklara sağlık hizmeti ücretsiz verilirse; idrar yolu enfeksiyonunun, böbrek yetmezliğine dönüşmesi engellenir. Annenin doğum öncesi bakımıyla, bebeğin beyin zedelenmesi gibi özürlü olmasına neden olan etkiler yok edilebilir.

3. Altını Islatma

Gece uyku sırasında farkında olmadan idrar yapmadır.

Çocuklar genellikle 2 ile 4 yaş arasında idrarlarını hem gece hem gündüz tutabilirler.

Ama bazen mesane gelişiminde gecikme olabilir ve çocuk, daha yukarı yaşlara gelmesine karşın gece idrarını tutamaz. Mesane gelişimindeki gecikme, bebeğin diş çıkarmasındaki gecikme ya da konuşmasındaki gecikme gibi bir durumdur.

Gece altını ıslatmanın bir çok nedeni vardır. Mesane kapasitesinin küçük olması, uyku derinliğinin fazla olması, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, idrar yolları enfeksiyonu, idrarda bakteri olması, kabızlık veya besin alerjisi hatta geniz eti bile alt ıslatmaya neden olabilmektedir.

Alt ıslatmaya engel olmak için ;
  • Gece yatmadan önce sıvı alınmamalı.
  • Yatağa girmeden önce mutlaka tuvalete gitmeli
  • Gece en az bir kere tuvalete gitmeye inanmalı
  • Tuvalete ulaşım kolaylaştırılmalıdır.
  • Korkuyorsak tuvaletin ışığını açık tutmalıyız.
4. Diyabet Nedir? Neden Önemlidir?

Diyabet; halk arasında, “Şeker Hastalığı” olarak bilinir.

Kandaki şekerin çok yüksek olmasıyla ilgili bir hastalıktır. Diyabetli hastaların kan şekeri yüksektir çünkü vücut onu yeterli bir şekilde kullanamaz. Diyabetli olanların hücrelerinde şeker enerjiye çevrilemez.

Kanımızdaki şeker miktarı, insülin hormonu tarafından dengede tutulur. İnsülin pankreas tarafından üretilir. İnsülinin görevi, şekerin hücrelerin içine girmesini ve yakıt olarak kullanılmasını sağlamaktır.

Vücudumuzda enerji yani yakıt olarak kullanılan şekerin, bir kısmını karaciğerimiz üretir ama daha çok şekerli yiyeceklerden, ekmek, patates, makarna, pirinç gibi karbonhidratlı yiyeceklerden sağlarız. Bu yiyeceklerle kan şekeri yükselir, pankreasımız da insülin üretir. Egzersiz yapıldığında kan şekeri düşer o zaman da insülin salgısı azalır. İnsülin kan şekerinin ayarlanmasında çok önemlidir. Özellikle de kan şekerinin yükselmesini önler.

Bazen pankreasdaki hücreler tahrip olabilir, insülin üretme yetenekleri kaybolur. Yeterli insülin sağlanamadığında vücut şekeri kullanamaz ve kan şekeri yükselir. Kullanılamayan bu şeker idrarla vücuttan dışarı atılır. Bu da sık idrar yapmaya ve susuzluğa neden olur. Vücut şekeri kullanamadığından yağları kullanmaya başlar.
Susuzluk,
Sık tuvalet ihtiyacı,
Kilo kaybı,
Yorgunluk
Gibi belirtiler birarada görüldüğünde diyabet nedeni olabilir.

Diyabet tümüyle iyileştirilebilen bir hastalık değildir. Ancak etkili bir şekilde tedavi edilir. Tedavisi yapılmazsa sakatlıklara neden olur.
Daha fazla bilgi için www.arkadasimdiyabet.com

5. Şekere Benzeyen İlaçlar

İlaçlar, şeker kutularına benzeyen kutularda satılmamalıdır.
Çocuklar için tehlike oluşturacak şekilde kolay açılmamalıdır.
Büyükler için üretilen ilaçlar şeker tadında olmamalıdır.